ALMANYA’DA EĞİTİM VE ÖĞRETİM
ALMANYA
Avrupa’nın
ortasında yer alan Almanya Federal Cumhuriyeti, kuzeyde Danimarka,
batıda Belçika, Lüksemburg ve Fransa, güneyde İsviçre ve Avusturya,
doğuda Çek Cumhuriyeti ve Polonya gibi dokuz ülke ile komşudur. Almanya
Federal Cumhuriyeti, Doğu ile Batı arasında olduğu gibi İskandinavya ile
Akdeniz bölgesi arasında da eskiden olduğundan çok daha fazla öneme
sahip olmuştur. Avrupa birliği ve NATO üyesi olan Almanya, Orta ve Doğu
Avrupa ülkelerine bir köprü oluşturmaktadır.
Almanya Federal Cumhuriyeti’nin yüz
ölçümü
357 000 km2 olup ülkenin genişliği kuzeyden güneye 876 km, batıdan
doğuya uzunluğu ise 640 km ’dir. Almanya’nın sınırları 3 758 km
uzunluğundadır.
Almanya’nın nüfusu
yaklaşık 82,1 milyondur. Almanya Avrupa’da Rusya Federasyonu’ndan sonra
en fazla nüfusa sahip ülke durumundadır. Avrupa’da nüfus sayısı
bakımından Almanya’yı 59 milyon ile İngiltere ve Kuzey İrlanda, 58,6
milyon ile Fransa ve 57,5 milyon ile İtalya izlemektedir.
Almanya’nın iklimi
Atlas Okyanusu ile Doğu ’nun kara iklimi arasında ılımlı, serin batı
rüzgarları arasındaki bölgede yer almaktadır. Isı derecesinde ani
değişmeler pek nadir olur. Her mevsimde yağış vardır. Kışın ortalama
sıcaklık, alçak bölgelerde 1,5 derece ile dağlarda –6 derece arasında
değişir. Temmuz ayının sıcaklık ortalaması, alçak bölgelerde 18 derece,
güneyin korunmuş vadilerinde ise 20 derece dolaylarındadır. Bu arada
Yukarı Ren Vadisi ılımlı iklimi, Yukarı Bavyera zaman zaman hissedilen
Alplere özgü ılık Güney Rüzgarı ile ve Harz ise sert rüzgarı, serin
yazları ve karlı kışları ile kendine özgü birer iklim bölgesi
oluşturur.
Almanya’nın demografik yapısında
7,3 milyon yabancı bulunmaktadır. Kilometre başına düşen 230 kişi
ile Almanya Avrupa’nın en yoğun yerleşimli ülkelerinden biridir.
Almanya’da nüfus dağılımı bölgelere göre büyük değişiklik gösterir. İki
Almanya’nın birleşmesinden sonra Berlin’in nüfusu 4,3 milyona
çıkmıştır. Kentlerin iç içe girdiği Ren ve Ruhr boyundaki sanayi
bölgelerinde 11 milyondan fazla insan yaşamakta olup kilometrekareye
1100 kişi düşmektedir. Almanya’da milli azınlıklar olarak Sorblar Slav
kökenli olup Lausitz bölgesinde yaşamaktadırlar. Frizyalılar ise Kuzey
Denizi kıyısında (Aşağı Ren ve Ems Nehirleri arasında) yaşamakta olup
aynı zamanda Danimarkalılar, Alman Sinti ve Romanlar da milli azınlık
olarak sayılmaktadır. Almanya’daki yabancıların sayısı ise 1998
itibariyle 7,3 milyonu civarındadır.
Alman
Federe Devletleri:
Almanya
Federal Cumhuriyeti 16 eyaletten oluşur. Bunlar
1.Baden-Würrtemberg (Başkenti: Stuttgart)
2.Bavyera
(Başkenti: Münih)
3.Berlin
4.Brandenburg (Başkenti: Potsdam)
5.Bremen
6.Hamburg
7.Hessen
(Başkenti: Wiesbaden)
8.Mecklenburg-Vorpommern (Başkenti: Schwerin)
9.Aşağı
Saksonya (Hannover)
10.Kuzey
Ren-Vestfalya (Başkenti: Düsseldorf)
11.Rheinland-Pfalz (Başkenti: Mainz)
12.Saarland
(Başkenti: Saarbrücken)
13.Saksonya
(Başkenti: Dresten)
14.Saksonya-Anhalt (Magdeburg)
15.Schleswig-Holstein (Kiel)
16.Thüringen
(Başkenti: Erfurt)
Yukarıdaki
listede Berlin, Bremen ve Hamburg kent devletleridir. Almanya 1990
yılında birleşinceye kadar Federal Cumhuriyet sayısı 11 idi.
EĞİTİM VE ÖĞRETİM
Okullar
Almanya’da
1998 yılında 52 000 adet okulda yaklaşık 720 800 öğretmen ile toplam
12,7 milyon öğrenci eğitim görmüştür. Alman anayasası herkese
(yabancılar da dahil) kişiliğini serbestçe geliştirme, okulunu, eğitim
yerini ve mesleğini yeteneğine göre serbestçe seçme hakkı vermektedir.
Eğitim politikasının temel amacı herkese yetenekleri ve bilgisine
uygun eğitim olanakları sağlamaktır. Sanayi ve üretimde hammadde
bakımından yetersiz bir endüstri ülkesi olan Almanya’nın iyi eğitilmiş
uzman işgücüne ihtiyacı vardır. Bu nedenle Almanya’da eğitime büyük
miktarda para harcanmaktadır.Tüm Federal Almanya’da 1997 yılında ilkokul
öğrencilerinden yüksek öğretim öğrencilerine kadar bütün öğrencilerin
teşviki için alınan önlemler dahil okul ve yüksek okullara sadece kamu
bütçesinden yaklaşık 163,9 milyar mark harcanmıştır.Anayasanın 7.
maddesi uyarınca bütün okullar devletin denetimine tabidir. Almanya
Federal Cumhuriyeti’nin federatif yapısı dolayısı ile eğitim işlerindeki
yetki federal devlet ile eyaletler arasında paylaşılmıştır. Eğitim
alanındaki yasama ve yönetim işlerinde yetkinin büyük kısmı
eyaletlerdedir. Bu durum özellikle okullar, yüksekokullar, yetişkin
eğitimi ile olgunlaşma eğitimi alanları için geçerlidir. Okul sisteminde
bir ortak ya da benzer temel yapı ‘Almanya Federal Cumhuriyeti’nin
eyaletleri arasında Okul İşlerinde Birlik Sağlama Anlaşması’ (14 Ekim
1971 tarihli Hamburg Anlaşması) ile güvence altına alınmıştır. Eyaletler
bu anlaşma ile okula gitme zorunluluğu, örgütlenme biçimleri, sınavların
tanınması gibi konularda bağlayıcı düzenlemeler kararlaştırmışlardır.
Almanya
Federal Cumhuriyeti’nde eyaletlerin Kültür Bakanları Daimi Konferansı
(KMK), tüm eyaletlerde okul sistemlerinin ortak temellere
dayandırılması ve genel bilgiler veren okulları bitirme belgelerinin
karşılıklı olarak tanınması için bazı ek kararlar almıştır. Eyaletlerin
Kültür Bakanları Daimi Konferansı çerçevesindeki işbirliği bir çok
alanda okul sistemlerinin aynı yönde ve birbirine benzer bir gelişme
sağlamasını mümkün kılmıştır. KMK’nın en önemli görevi Almanya içinde
okul değiştirebilmeyi kolaylaştırmaktır. Bunun yanı sıra eyaletler
kararlarını ileride eğitim alanında daha fazla çeşitliliğe açmak
istemektedirler.
OKULA GİTME ZORUNLULUĞU
Okula gitme
zorunluluğu, çocuğun 6 yaşını doldurduğu yıldan 18 yaşına kadar, yani 12
yıl sürer. Öğrenci bu sürenin ilk dokuz yılında (bazı eyaletlerde on
yıl) bir tam gün okula sonra daha ileri eğitime götüren ve genel
bilgiler veren bir okula ya da tam gün bir meslek okuluna devam etmemesi
durumunda okula gitme zorunluluğunu yerine getirmek için belirli
günlerde bir meslek okuluna gider. Eğitim malzemesi, özellikle okul
kitapları, öğrenciye kısmen ücretsiz, kısmen de ödünç olarak verilir.
Eğitim gereçleri verilirken ailenin gelirine göre uygun bir katılım
ücreti alınabilir.
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM
Almanya’da
okul öncesi eğitim kuruluşları olan çocuk yuvaları, kamu okul sisteminin
bir parçası değildir. Bunlar çocuk ve gençlik yardımı alanına
girmektedir. Yuvalar çoğunlukla kiliseler, yardım kuruluşları ve
belediyeler, bazen de işletmeler ve dernekler tarafından finanse
edilmektedir.
OKUL SİSTEMİ
Çocuklar 6
yaşında ‘Grundschule’ adı verilen
bir ‘temelokul’a giderler. Bu okullar genellikle 4 yıl, Berlin ve
Brandenburg’da ise 6 yıl sürer. Eyaletlerin çoğunda çocuklara
temelokulun ilk iki yılında not (karne) verilmez, sadece rapor şeklinde
bir genel değerlendirme yapılıp çocuğun ayrı ayrı derslerde sağladığı
gelişmeler veya zayıf tarafları ayrıntılı olarak belirtilir. Çocuklar
hep birlikte 4 yıl temelokula devam ettikten sonra genel eğitim veren
orta dereceli bir okula giderler. Bu okullarda 5. ve 6. sınıflar,
çocuğun ileride izleyeceği eğitim yolunu saptamaya yarayan bir özel
teşvik, gözlem ve yön belirleme dönemidir. Bu yönlendirme dönemi,
eyaletlerin çoğunda orta dereceli okulların çeşitli tipleri
çerçevesinde, bazı eyaletlerin ise okul tipinden ayrı başlı başına bir
birim olarak kurulmuştur.
Çocukların
yaklaşık beşte biri (1998/1999) temelokuldan sonra ‘Hauptschule’
adı verilen ‘esasokul’a devam ederler. Bugün Hauptschule’ye devam eden
her öğrenci, özellikle Almanca, Matematik, Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler,
bir yabancı dil (genellikle İngilizce) ve meslek öğrenimine girişi
kolaylaştıracak bir meslek dersi öğrenmektedir.
Hauptschule’yi başarı ile bitirmek genellikle bir ikili meslek eğitimi
olanağı sağlayıp zanaat ve sanayi alanlarında pek çok meslek eğitimine
devam yolunu açar. Esasokuldan beş ya da altı yıl sonra ayrılanlar,
genellikle bir işletmede meslek öğrenimine başlar ve meslek eğitimine
paralel olarak en az 18 yaşına kadar bir meslek okuluna giderler. ‘Realschule’
adı verilen, bir çeşit ortaokul, ‘Hamptschule’ ile lise arasında yer
alır ve öğrencilerine daha ileri genel bilgiler verir. Bu okul
5.sınıftan 10.sınıfa kadar altı yıl sürer ve ortaokul diploması ile sona
erer. Realschule diploması, daha ileri eğitim veren meslek okullarına ya
da bir meslek lisesine girme olanağı sağlar. 1999 yılında okulu bitiren
öğrencilerin yaklaşık %40’ı böyle bir ortaokul (Realschule) mezunuydu.
Genelde 9
yıl süren ‘Gymnasium (Lise)’
eğitimi, öğrencilerine derin bilgiler verir. Eskiden bu okullarda eski
diller, yeni diller ve matematik ve doğa bilimleri şeklinde bir ayrım
yapılırdı. Bu ayrım artık pek kalmamıştır. Liselerin reform görmüş bir
üst kademesi, yani 11.-13. sınıfları (iki eyalette 10.-12. ve 11.-12.
sınıflar) vardır. Bu kademede klasik sınıf sisteminin yerini kurs
sistemi alır.
Kurslarda
öğrencilerin belirli zorunlu derslerin yanında, kendilerini ilgilendiren
ve yeteneklerine uygun düşen derslere ağırlık verme olanakları vardır.
Okutulan dersler hep görev alanlarına göre düzenlenmiştir; örneğin
dil-edebiyat-sanat, toplumbilim ve matematik-doğa bilimleri-teknik görev
alanları mevcuttur. Bu üç görev alanından başka din dersi ile spor
vardır.
Liselerdeki
üst kademe, bir lise bitirme sınavı ile sona erer. Öğrenci lise bitirme
sınavına dört dersten girer. Lise bitirme sınavı ile öğrenci, 13 yıllık
bir eğitim döneminden sonra ‘olgunluk diploması’
nı alır. Bu diploma ona yüksekokulların bütün öğretim dallarına devam
hakkı sağlar.
Yüksekokullarda eğitime başlayabilmek için bir lise ya da meslek lisesi
diplomasına sahip olmak gerekir. Ancak liseyi bitirip üniversiteye kayıt
için başvuranların sayısı çok fazla, yüksekokullardaki eğitim yeri
sayısı ise yeterli olmadığı için, bazı öğrenim dallarına giriş ülke
çapında ya da bölgesel olarak sınırlandırılmıştır. Gerek merkezi gerekse
bölgesel öğrenci seçim yönteminde öncelikle öğrencinin olgunluk
diplomasındaki notlarının ortalaması ve lise bitirme tarihi ile
yüksekokula başvuru arasında geçen bekleme süresi dikkate alınır.
Ortaöğretim
düzeyindeki okul çeşitlerinden bir başkası da bir karma model olan
entegre (toplu) okuldur (Gesamschule).
Bu tip okulda çocuklar beşinci sınıftan onuncu sınıfa kadar ders
görürler. Bazı entegre okulların üst kademesi de vardır. Bu kademedeki
sınıflar, tıpkı liselerin üst sınıfları gibi düzenlenmiştir. ‘Kooperative
Gesamschule’ adı verilen karma okulda ve okul merkezinde
(Bremen) Hauptschule (esas okul), Realschule (ortaokul) ve Gymnasium
(lise) gerek pedagojik gerekse örgütsel bakımdan biraradadır, entegre
karma okullarda ise bunlar bir pedagojik, bir de örgütsel birim
oluştururlar. Entegre okulda derslerin bir bölümünde (matematik, birinci
yabancı dil, Almanca, kimya/fizik) öğretim, yedinci sınıftan itibaren
derslere göre en az iki farklı düzeyde kurslar halinde yapılır.
Kursların düzeyi, dokuzuncu ve onuncu sınıflardan sonra yapılan
sınavlara göre saptanır (esasokul bitirme, ortaokulu bitirme, lisenin
üst kademesine girme hakkı).
Bazı
eyaletlerde başka okul tipi olarak ‘Regelschule’
(Thüringen), ‘Mittelschule’
–ortaokul- (Saksonya), ‘Sekundarschule’-ortaöğretim
okulu- (Saksonya-Anhalt), ‘Integriete Haupt-und
Realschule’ –Entegre esas ve ortaokul- (Hamburg), ‘Verbundene
Haupt- und Realschule’ – birleşik esas ve ortaokul- (Hessen,
Mecklenburg-Vorpommern), ‘Reginole Schule’-bölgesel
okul- (Rheinland-Pfalz) ve ‘Erweiterte
Realschule’-genişletilmiş ortaokul- (Saarland) vardır. Bu
okullarda (Hauptschule) esasokul eğitimi ile (Realschule) ortaokul
eğitimi biraraya getirilmiştir. 7.sınıftan itibaren dersler verilecek
bitirme diploması dikkate alınarak düzenlenmiş sınıflarda ya da
kurslarda yapılır. Bu okullarda 9. ve 10. sınıflardan sonraki bitirmeler
orta öğretim düzeyindeki diğer okulların koşullarına göre düzenlenmiştir
ve Kültür Bakanları Konferansı’nın 1993 tarihli kararına göre (1996 yılı
şekliyle) bütün eyaletler tarafından karşılıklı olarak tanınmaktadır.
Özürlüler
için genel okullarda yeteri kadar teşvik göremeyen çocuk ve gençler ayrı
özel okullara devam ederler.
Almanya’da
her okul ve her okul kademesi için eğitilmiş öğretmenler vardır.
Bunların hepsi için yüksek öğretim şarttır, fakat eğitim alanları
birbirinden farklıdır. Grundschule ile Hauptschule öğretmenleri
genellikle 7 semestre eğitim görürler. Realschule, özürlüler okulu,
lise ve meslek okullarında ders verecek öğretmenlerin eğitim süresi 9
semestredir. Öğretmen olacak bütün gençler eğitimlerinin sonunda
Birinci Devlet Sınavı’na girerler.
Bu sınavdan sonra seminerler ve eğitim okullarında pratik hazırlık
hizmeti yaparak (genelde 24 ay, Türkiye’deki stajer öğretmenlik gibi)
bir pedagojik pratik eğitim devresi geçirir ve bu devrenin sonunda
İkinci Devlet Sınavı ’na tabi
tutulurlar. Resmi okullardaki öğretmenler kural olarak eyalet hizmetinde
memurdurlar. Doğu Almanya eyaletlerindeki öğretmenlerin büyük kısmı ise
sözleşmeli olarak çalışmaktadırlar.
ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ EĞİTİM
SİSTEMİ ŞEMASI
|
Eğitim
(Çeşitli
şekillerde genel ve mesleki eğitim) |
İleri
eğitim |
|
|
|
|
Yüksekokullar |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
MESLEKİ EĞİTİM
Almanya’da
gençlerin çoğunluğu (aynı yaş grubundakilerin %70’i) okulu bitirdikten
sonra ‘Duales System’ adı verilen
ikili sistemde devlet tarafından tanınıp kabul edilen bir mesleği
öğrenirler. Bu gençler genellikle esasokulu ya da orta okulu bitirmiş
olan öğrencilerdir. Ancak liseyi bitirdikten sonra böyle bir meslek
öğrenmeye karar veren gençlerin sayısı da az değildir.
Eğitimde ikili sistem:
İkili sistem kapsamına giren meslek eğitimleri iş dünyasının
gereksinimine göre federal devlet, eyaletler ve sosyal ortaklar (işveren
ve sendikalar) tarafından sıkı bir işbirliği ile saptanır. Bu eğitimin
süresi, mesleğine göre 2-3,5 yıl arasındadır. Eğitimin içeriği ise söz
konusu mesleğin ilerdeki taleplerine göre düzenlenir. Eğitim görenlere
belli bir ücret ödenir. İkili sistemin finansmanı için işletmeler ve
devlet büyük ödemelerde bulunur.
İkili sistem
birçok ülkede uygulanan okul eğitiminden çok farklı özelliklere
sahiptir. Bunlar:
-Öğrenim
büyük kısmı itibariyle sınıf içerisinde değil ekonominin üretim
atölyelerinde veya hizmet işletmelerinde, örneğin bir işletmede ya da
bir serbest mesleğin uygulamasında ya da kamu hizmetinde yapılır.
Öğrenimde bulunan genç, zaman zaman bir meslek okuluna devam için
serbest bırakılır. Böylece gençler üç veya dört gün işletmede, bir ya da
iki gün de meslek okulunda eğitim görürler.
-Eğitim iki
ayrı eğitim sorumlusu arasında yani işletme ile meslek okulu arsında
taksim edilmiştir. Bunlar ayrı ayrı yetki alanına girmektedir. İşletmede
eğitim federal hukuka, okul eğitimi ise eyaletler hukukuna tabidir.
İşletmede
eğitim, kullanılan tekniğin çağdaş düzeyine uygun şartlar altında,
makine ve tesisler başında yapılır. Büyük işletmelerde bu öğrenim eğitim
atölyeleri ve işyerinde cereyan eder. Küçük işletmelerde eğitilenler
doğrudan işyerinde öğrenim görürler. Söz konusu işletmede çok
ihtisaslaşmış olduğu için gerekli tüm bilgileri verebilecek durumda
değilse eğitim işletmeler üstü meslek eğitim kuruluşları tarafından
desteklenir. Ayrıca eğitimin bir kısmı başka işletmeler tarafından
üstlenilebilir. Meslek okulu derslerinin görevi, işletme eğitimini
kuramsal olarak teşvik ederek tamamlamak ve gençlerin genel bilgilerini
artırmaktır. Okul eğitiminin ağırlık merkezini yaklaşık üçte ikisini
ihtisas dersleri, üçte birini genel bilgiler veren dersler oluşturur.
Meslek eğitimi gören gençlerin meslek okuluna devam zorunluluğu
eyaletlerin okul yasalarında mevcuttur.
Tüm ekonomi
dalları, serbest meslekler ve kamu hizmetlerinin yaklaşık 500 000
işletmesi çırak eğitmektedir. Halen 1,65 milyon genç resmen eğitime tabi
meslek olarak tanınıp kabul edilmiş olan 356 meslek dalından birinde
eğitim görmektedir.
Ancak bu
meslekler istihdam sisteminde birbirinden çok farklı ilgi görmektedir.
En çok tercih edilen 10 meslekte tüm erkek çırakların %37 kadarı
toplanıyor. Kadınlarda ise oran %53’tür. Erkekler daha çok motorlu taşıt
makinistliği, elektrik tesisatçılığı, boyacılık, cilacılık ya da
marangozluk mesleğini seçiyorlar. Kızların tercih ettiği meslekler ise
büro işleri, perakende ticaret, berberlik ve doktor yardımcılığıdır
(hemşirelik).
Almanya’da
okuldan ayrılan bütün gençlerin kaliteli bir meslek eğitimi görmeleri
gerekmektedir. Bunun için de çıraklık eğitimi veren yerlerin yeteri
sayıda ve çeşitli olmaktadır. Mesleki eğitim herkese açıktır. Bu eğitim
ikili sistemde belirli bir okul bitirme düzeyine tabi değildir. Her
gencin eğitilmesi amacıyla 1999-2000 yıllarında gençler arasında
işsizliğe karşı ikişer milyar marklık bir acil program başlatıldı.
Mesleki eğitim sistemi daha da geliştirilmektedir.
YÜKSEKOKULLAR
Almanya’daki
en eski yüksekokulu olan Heidelberg
Üniversitesi 1386 yılında kurulmuştur. Başka birçok
üniversite ve bunlar arasında zengin gelenekli Leipzig (1409) ve Rostock
(1416) üniversiteleri beşyüzüncü kuruluş yıldönümlerini kutladılar.
19. yüzyıl
ve 20.yüzyılın ilk yarısında üniversitelerde
Wilhelm von Humboldt’un 1810 yılında Berlin Üniversitesi’nde
gerçekleştirmeye çalıştığı eğitim ideali geçerliydi. Humboldt tipi
yüksekokul az sayıda öğrenci için düşünülmüştü.
Yüksekokullar (özel ve kilise yüksekokulları, Federal Ordu’nun
üniversiteleri ve devletin idari bilimler yüksekokulu hariç) eyalet
kuruluşlarıdır. Yüksekokullar özerktir. Mevcut yasalar çerçevesinde
kurumlar yasalarını kendileri hazırlarlar. Yüksekokullar birkaç yıl için
seçilen rektör ya da başkan tarafından yönetilir. Özyönetimde ‘Gruplar
üniversitesi’ modeline göre tüm yüksekokul mensuplarının işlevine uygun
kademeli katkı ilkesi geçerlidir. Yüksekokulda idarenin oluşmasına
nitelikleri, işlevleri, sorumluluk ve ilgilerine göre profesörler,
bilimsel ve sanatçı personel ile diğer çalışanların hepsinden birer grup
katılır. Federe eyaletlerin çoğunda öğrenci birlikleri kendi işlerini
bizzat yönetirler.
YÜKSEKOKUL ÇEŞİTLERİ
Yükseköğretim alanında hala en büyük kuruluşlar üniversiteler ve onlarla
eş değerde olan yüksekokullardır. Bu yüksekokullarda öğrenim, diploma
sınavı, magister sınavı ya da devlet sınavı ile bitirilen eğitim dalları
da açılmaktadır. Bundan sonra uzmanlaşıp doktora yapma ya da lisans
üzerine yüksek dereceli bir ek öğrenim yapma olanağı vardır. Bazı
öğrenim dalları yüksek lisans ya da doktora mezuniyetlerini de içerir.
Bugüne kadar bir çok bilim dalında yapılan ve profesörlük için önkoşul
için tez çalışması da kaldırılmış olup yüksekokul reformu çerçevesinde
uluslar arası normlara uydurulacaktır.
Alman
yüksekokul sisteminin ikinci büyük kuruluşu olan meslek
yüksekokullarında özellikle mühendislik, bilişim, ekonomi, sosyal
bilimler, tasarımcılık ve tıp alanında uygulamalı eğitim yapılır ve bu
eğitim diploma sınavı ile bitirilir. 1998 yılından beri bachelor ve
master degree sınavı ile bitirilen eğitim dalları da açabilmektedir.
Bugün Almanya’da yükseköğretime yeni başlayan her üç gençten biri
öğrenim süresi daha kısa ve öğrenim yapılanması daha güçlü olan bu tip
yüksekokulu seçiyor. 1974 yılında uzaktan Hagen Açık Öğretim
Üniversitesi kuruldu. Bu, Almanca konuşulan uzaktan öğretim yapan tek
üniversitedir. 1999/2000 öğretim yılı kış sömestrinde 46 800 öğrenci
vardır. Bu öğrenciler bölgesel öğrenim merkezlerinde –bazıları da
Almanca konuşulan yabancı ülkelerde ve Orta Avrupa ülkelerinde-
danışmanlık hizmetinden yararlanmaktadır. Hagen Açık Öğretim
Üniversitesi’nden başka tüm Almanya’da uzaktan eğitim imkanı sunan özel
açık öğretim meslek yüksekokulları vardır. Devam mecburiyeti olan
üniversiteler de açık öğretimle daha çok ilgilenmektedirler.
Öğretim ve Öğrenciler
Federal
Devlet ve eyaletler Alman üniversitelerinde yabancı öğrencilerin
okumasına büyük olanak verir. 1999/2000 öğretim yılı kış sömestrinde
yaklaşık 174 000 yabancı öğrenci kayıtlı bulunuyordu.
Hemen tüm
öğretim dalları için bütün Almanya’da aynı olan bir çerçeve yönetmelik
vardır. Bu yönetmelik esas alınarak yerel öğretim sınav tüzükleri
hazırlanır ve yayımlanır. Diploma ya da master sınavıyla tamamlanan
öğrenim dallarında vize sınavları yapılır. Öğrenciler bir çok öğrenim
dallarında devam etmek istedikleri dersleri kendileri seçerler. Devlet
yüksekokullarında okuyan öğrenciler eğitim için para ödemezler. Bazı
eyaletlerde ikinci bir yüksek öğretim ya da uzun süren yüksek öğrenim
için para ödemek zorunludur.
Geçimleri ve
eğitimleri için gerekli kaynağı ailesi tarafından karşılanamayan
öğrencilerin Federal Eğitimi Teşvik Yasası (BaföG) uyarınca devletten
eğitim yardımı alma hakları vardır. Normal eğitim süresince ödenen
bursun yarısı yardım olarak, diğer yarısı faizsiz kredi olarak verilir.
Bu kredinin yardım süresi sona erdikten sonra genellikle beş yıl sonra
ödenmesi gerekir. 1999 yılında bütün yüksekokul öğrencilerinin %12,9’u
BaföĞ yardımı almıştır.1991’de tüm öğrencilerin %24’ünden fazlası bu
yardımı almıştı. Eğitimi Teşvik Yasası’nın uygulanması 62 öğrenci işleri
kuruluşu tarafından yürütülür. Bu kuruluşlar yüksekokullardaki
öğrencilerin ekonomik, sosyal, sağlık ve kültürel orunları ile ilgilenir
ve gerekli yardımı sağlarlar. Yerel öğrenci kuruluşları bölgeler üstü
Alman Öğrenci İşleri Kuruluşu (DSW) içinde birleşmişlerdir. Öğrenci
işleri kuruluşları Almanya’da öğrenim görmek isteyen yabancı öğrencilere
yeni bir hizmet olarak 64 yüksekokulda yardım paketi sunmaktadır. Bu
yardım içinde cazip fiyata konut, yiyecek, sosyal danışma ve yadım
işleri vardır.
SERBEST GİRİŞ VE NUMERUS CLAUSUS
Üniversitelerde öğrenci kapasitesini arttırma konusunda gösterilen
çabaya rağmen, yüksekokullara girmek isteyen öğrencilerin çok olması
nedeniyle bazı eğitim dallarına giriş sıralaması (Numerus Clausus)
konmuştur.Öğrenim yerinin dağılımında genel olarak öğrencinin lise
bitirme not ortalaması ve giriş için bekleme süresi dikkate alınır.
Federal Almanya çapında giriş sıralaması olan dallarda öğrenim
yerlerinin bir kısmı ise yüksekokullar tarafından eleme yöntemi ile
dağıtılır. Eleme yönteminde ise lise bitirme not ortalaması ve bekleme
süresi dışında adayla yapılan testler ve konuşmalar da önemlidir.
Bugün hala
yükseköğretimde bir öğrencinin belli bir uzmanlık alanında aldığı
eğitimin süresi ortalama 12 sömestre, yani altı yıldır, meslek
yüksekokullarında ise bu süre hemen hemen 10 sömestri bulmaktadır. Bu
uluslar arası eğitim süreleri ile karşılaştırıldığında çok uzundur.
Üstelik gençlerin yüksekokula başlama yaşı da giderek büyümektedir. Bazı
gençler yükseköğretimden önce örneğin birkaç yıl bir meslek öğrenimi,
askerlik ya da sivil hizmet yapmaktadır. Bu nedenle gençlerin çalışma
hayatına geç atılmaları, özellikle Avrupa Ortak Pazarı içinde giderek
artan uluslar arası serbest dolaşım nedeniyle aleyhlerine olmaktadır.
ALMANYA’DA YÜKSEK ÖĞRENİM GÖRMEK
İSTEYENLER İÇİN BİLGİLER
Almanya’da
yükseköğrenim görmek isteyen Türk öğrencilerde arana en önemli iki temel
şart:
1.ÖSS
sınavını kazanmak (120 ve üstü puan alarak 4 yıllık bir fakülteye
yerleştirilmek gerekmektedir)
2.Almanca
bilmek
Türkiye’deki
üniversite sınavında hangi branş kazanılmışsa Almanya’da da ancak o
branşta ya da benzer bir branşta eğitim alınabilir.
Üniversite
sınavında iki yıllık Meslek Yüksek Okulları (MYO) ya da Açık Öğretim
Fakülteleri (AÖF)kazanılmış ise Almanya ‘da eğitime gidebilmek için
Türkiye’de MYO veya AÖF’de kazanılan bölümün ilk iki yılının Türkiye’de
okunması gerekmektedir. Ancak bu iki yıllık eğitimden sonra Almanya’ya
eğitim için gidilebilir.
Almanya’da
üniversiteler M II veya M III düzeyinde Almanca bilgisi istemektedir.
Türkiye’de bulunan Almanca eğitim veren Alman Lisesi, Avusturya Lisesi
ya da Anadolu Liseleri mezunu olanların okullarından Almanca
bildiklerine dair alacakları yazılar genellikle Alman üniversiteleri
tarafından yeterli görülmektedir.
Hazırlık Sınıfı (Studienkolleg):
Lise eğitimi
sonunda 11 yıllık bir eğitimi tamamlayan öğrenciler ÖSS’yi kazansalar
dahi doğrudan Alman üniversitelerine kabul edilmezler. Bu adaylar önce 1
yıl boyunca lise eğitimine benzer bir eğitim alacakları ‘Studienkolleg’
denen hazırlık okullarına kayıt yaptırmak zorundadırlar. Bu bir yıllık
eğitim sonunda yapılacak sınavı geçen adaylar üniversiteye devam etme
hakkını elde edebilmektedirler. Sınava sadece bir defa girmek mümkündür.
Eğer ‘Studienkolleg’e gitmek istemiyorsanız Türkiye’de kazandığınız
üniversitede en az 2 yıl okumak gerekmektedir. Ancak bu süreden sonra
bir Alman üniversitesine kayıt (yani yatay geçiş) yapılabilmektedir.
Lise eğitimi
sonunda 12 yıllık bir eğitim alan (Anadolu Liseleri, Alman ve Avusturya
Liseleri, Özel Amerikan Lisesi vb.) öğrenciler ÖSS sınavını kazandıkları
alanda ‘Studienkolleg’e gitmek zorunda kalmadan Almanya’da okuma
hakkına sahiptirler.
Alman Üniversitelerine Son Başvuru
Tarihleri
Normal
şartlarda Almanya’daki üniversitelere yılda iki kez başvuru
yapılabilmektedir:
Yaz Dönemi
(Nisan-Temmuz) için 15 Ocak’ta; Kış Dönemi (Eylül-Ocak) için: 15 Temmuz
tarihleridir.
Bazı
branşlarda sadece kış dönemi için başvuru yapılabilmektedir.
Türkiye’deki
yeni sınav takvimine göre ÖSS sınavı sonuçları Temmuz sonunda ve
yerleştirme sonucu ise Eylül ayı içerisinde belli olmakta ve bu nedenle
Almanya üniversiteleri için 15 Temmuz’a kadar yapılamamaktadır. Bu
nedenle ÖSS sınavına yeni giren adayların Alman üniversitelerine en
erken başvuru tarihi 15 Ocak tarihidir.
Güzel
sanatlar veya müzik dallarında okumak isteyenler Türkiye’deki üniversite
sınavını kazanmış olsalar dahi Alman üniversitelerinde ayrıca bir ‘özel
yetenek sınavı ’na girmek zorunda kalabilmektedirler. Bazı Alman
üniversiteleri de öğrenci kabul ederken örneğin en az 6 aylık ön staj
yapmış olma koşulu arayabilmektedirler.
Alman
üniversitelerinde yabancı öğrenciler için azami %6-8 arası bir kontenjan
ayırmıştır. Fakat belirli alanlara örneğin tıp, diş hekimliği, iktisat,
işletme, veterinerlik vb. çok fazla başvuru olduğundan Alman
üniversiteleri kabul edecekleri adayları başarı durumlarına –lise
bitirme puanı, üniversite kazanma yüzdesi vb.- kriterlere göre
seçmektedir. Kontenjanı kısıtlı olan bu okullara daha önce de bahsedilen
‘numerus clausus’ dalları denilmektedir.
TÜRK VE ALMAN EĞİTİM SİSTEMLERİ
ARASINDAKİ FARKLAR
Alman
üniversitelerinden mezun olanlar –Türkiye’deki gibi yüksek lisans
(master) yapmadan- doğrudan doktora eğitimine başlayabilmektedirler.
Yani Almanya’da yüksek lisans eğitimine benzer doktora öncesi gidilmesi
zorunlu bir eğitim yoktur. Bu nedenle Türkiye’deki üniversitelerden
mezun olanlar genelde Alman üniversitelerince üniversite mezunu
sayılmayıp, ön lisans mezunu sayılmaktadırlar. Yani Türkiye’de okunan 4
yılın ilk iki yılı Alman üniversitelerince kabul edilmektedir. Bu
nedenle Alman üniversitesi yatay geçiş ya da yüksek lisans yapmak
isteyen öğrencilerin Almanca’ya tercüme edilmiş detaylı transcriplerine
bakarak fark derslerini vermeleri istemekte ya da öğrencileri
Türkiye’dekinden daha alt bir sömestreden üniversiteye kabul etmektedir.
Türkiye’de
yüksek lisans yapmış olan adaylar Almanya’da ancak lisans
8Diplom-Magister) mezunu sayılırlar. Yüksek lisansını Türkiye’de bitirip
Almanya’da doktora çalışması yapmak isteyen öğrencilerin kabul
edilebilmeleri için Almanya’da bir profesör ya da enstitü ile
yazışmaları zorunludur. Aynı zamanda Almanya’da doktora çalışmasına
yardımcı olacak bir danışman profesör (Doktorvater) bulmak da
gerekmektedir.
ÖĞRENİM HARCI
Almanya’da
öğrenim ücretsizdir. Özel üniversiteler hariç öğrenim harcı
alınmamaktadır. Ancak her sömestre için yaklaşık 550DM ve Almanya’da
geçiminizi sağlayabileceğiniz (kira, ulaşım, yiyecek içecek vb)
masraflarınız için yaklaşık 1300DM gerekmektedir.
ÇALIŞMA İZNİ
Öğrenci
vizesi alanlar Almanya’da ancak oturma iznine sahiptirler. Çalışma
izinleri yoktur. Bu nedenle çalışmaları da mümkün değildir. Fakat bazı
eyaletlerde özellikle yaz tatillerinde çalışmak ya da part time çalışmak
mümkündür.
BURSLAR
Burs
olanakları son derece kısıtlı olup, genellikle lisans (resim, müzik ve
güzel sanatlar alanlarında) ya da yüksek lisans mezunlarına
verilmektedir.
VİZE
Turistik
veya ticari vize öğrenci vizesine çevrilemez ve uzatılamaz. Bu nedenle
Almanya’da öğrenim görmek isteyenleri mutlaka Türkiye bulunan Almanya
konsolosluk veya elçiliğinden öğrenci vizesi alması gerekmektedir.
Öğrenci vizesi ilk aşamada 3 ay verilir ve öğrenci Almanya’ya gittikten
sonra bu vizeyi her altı ayda ya da yılda uzattırmak zorundadır.
Alman
üniversitelerine başvuru ve dil eğitimi vizesi detayları için lütfen
EKDİL eğitim danışmanlarına başvurunuz.
Okullar için arama
motorlorını tıklayın
>>>